• Metin boyutu Normal size text | Increase text size by 10% | Increase text size by 20% | Increase text size by 30%

UNHCR’nin hazırladığı rapor, 2014 yılının ilk yarısında zorla yerinden edilen insan sayısında daha fazla artış yaşandığını gösteriyor

Yazı, 15 Ocak 2015

UNHCR, 7 Ocak 2015 - Orta Doğu ve Afrika’nın geniş alanlarında ve başka yerlerde şiddetlenen savaşlarla birlikte, 2014 yılının ilk 6 ayında, tahmini olarak 5.5 milyon kişi yerinden edilmiştir. Bu durum, zorla yerinden edilen insan sayısında daha fazla artış yaşandığına işaret etmektedir.

UNHCR’nin yeni 2014 Yıl Ortası Eğilimleri raporu, 2014 yılının ilk yarısında yerinden edilmiş olan 5.5 milyon kişiden, 1.4 milyonunun uluslararası sınırlardan geçerek ülkerinden kaçıp mülteci olduğunu, geri kalanının ise kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş olduğunu göstermektedir. Şu anda yerinden edilmiş olan insanlar, gözden geçirilmiş olan veriler, gönüllü geri dönüşler ve üçüncü ülkeye yerleştirmeler göz önüne alınacak olursa; UNHCR’nin yardım ettiği insan sayısı (raporda UNHCR’nin ilgi alanına giren insanlar olarak bahsedilmiştir), 2014 yılı ortası itibariyle 46.3 milyondur ve bu sayı 2013 yılı sonundaki sayıdan yaklaşık 3.4 milyon fazladır ve yeni bir rekor seviyeye ulaşmıştır.

Raporun ana bulguları arasında takip edenler sayılabilir: Suriyeli mülteciler, ilk defa UNHCR’nin yetki alanındaki en büyük mülteci nüfusu olmuştur (Orta Doğu’daki Filistinliler, kardeş organizasyonumuz olan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu UNRWA’nın yetki alanındadır). Suriyeli mülteci sayısı, 30 yıldan fazla süredir UNHCR’nin yetki alanındaki en büyük mülteci nüfusu olma konumunu koruyan Afganların sayısını geçmiştir. 2014 Haziran ayı itibariyle sayıları 3 milyondan fazla olan Suriyeli mülteciler, şu anda dünyada UNHCR’nin yardım ettiği mültecilerin yüzde 23’ünü oluşturmaktadır.

UNHCR’nin yetki alanındaki mülteci nüfusu olarak ikinci sıraya düşmüş olsalar bile, sayıları 2.7 milyon olan Afgan mülteciler, dünya çapında UNHCR tarafından uzun süreli koruma altında olan en büyük mülteci nüfusudur (UNHCR, “uzun süreli mülteci durumu”nu en az 5 yıldır devam eden durumlar olarak tanımlar.). Suriye ve Afganistan’dan sonra, mültecilerilerin geldiği başlıca ülkeler; Somali (1.1 milyon), Sudan (670.000), Güney Sudan (509.000), Demokratik Kongo Cumhuriyeti (493.000), Myanmar (480.000) ve Irak (426.000)’tır.

1.6 milyon Afgan mülteciye ev sahipliği yapan Pakistan, mutlak anlamda en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke olmaya devam etmektedir. Yüksek sayıda mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan diğer ülkeler ise; Lübnan (1.1 milyon), İran (982.000), Türkiye (824.000), Ürdün (737.000), Etiyopya (588.000), Kenya (537.000) ve Çad (455.000)’dır.

UNHCR’nin hazırladığı rapor, mülteci sayısını bir ülkenin nüfusu ve ekonomisinin büyüklüğüyle karşılaştırarak, ev sahibi ülkelerin yaptığı katkıları bir bağlam içerisinde görmeyi sağlamaktadır: Nüfuslarına göre, Lübnan ve Ürdün en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yaparken; ekonomilerinin büyüklüklerine göre Etiyopya ve Pakistan’ın taşıdığı yük en fazladır.

UNHCR’nin yetkisi altında olan toplam mülteci sayısı, yıl ortası itibariyle, 1996 yılından bu yana görülen en yüksek rakam olan 13 milyona ulaşırken; UNHCR tarafından korunan veya yardım edilen, ülke içinde yerlerinden edilmiş insan sayısı yeni bir rekor olan 26 milyona ulaşmıştır. UNHCR, yalnızca hükümetlerin kendisinin dahil olmasını istediği ülkelerdeki yerinden edilmiş insanlara yardım edebildiğinden, bu sayı dünyada ülkeleri içinde yerinden edilmiş tüm insanları kapsamamaktadır.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri António Guterres; “2014 yılında, UNHCR ilgi altınındaki insanların sayısının eşi benzeri görülmemiş seviyelere yükseldiğini gördük. Uluslararası topluluk, mevcut çatışmalara politik çözümler bulma ve yenilerinin başlamasına engel olma konusunda başarısız olmaya devam ettikçe, bizler dramatik insani sonuçlara cevap vermeye devam etme durumunda olacağız,” dedi. Guterres sözlerine, “Mülteciler ve ülke içinde yerinden edilmiş insanlara bakmanın getirdiği ekonomik, sosyal ve insani yükü, çoğunlukla, bunu karşılayacak maddi gücü en az olan, fakir toplumlar tarafından taşınmaktadır. Eğer git gide daha da savunmasız olan insanların düzgün destek alamadan yaşama riskinin ortaya çıkmasının önüne geçmek istiyorsak, daha üst düzeyde uluslararası dayanışma şarttır,” diyerek devam etti.

Rapordaki bir diğer önemli bulgu ise mülteci nüfusunun bölgesel dağılımındaki kaymalarıdır. Geçtiğimiz yıla kadar, en yüksek sayıda mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan bölge Asya ve Pasifik’ti. Suriye’deki kriz dolayısıyla, Orta Doğu ve Kuzey Afrika en fazla mülteciye ev sahipliği yapan bölge haline gelmiştir.

UNHCR’nin 2014 Yıl Ortası Eğilimleri raporu, hükümetler ve organizasyonların dünya çapındaki ofislerinin sağladığı verilere dayanmaktadır. UNHCR’nin elindeki mevcut bilgiler yılın bu zamanında tam olmadığı için, küresel olarak zorla yerinden edilmiş olan toplam kişi sayısını göstermemektedir. (Bu rakamlar, her yıl Haziran ayında çıkan UNHCR’nin yıllık Küresel Eğilimler raporunda sunulmaktadır. Bu da 2013 yılı sonu itibariyle dünya çapında 51.2 milyon insanın zorla yerinden edildiğini göstermektedir.) Yine de 2014 Yıl Ortası Eğilimleri raporunun sunduğu veriler, dünya çapında yerinden edilen toplam kişi sayısı için önemli bir bileşen ve dünya çapında mülteci ve ülke içinde yerlerinden edilmiş insanlara ilişkin eğilimler için önemli bir göstergedir.

Raporun tamamını takip eden bağlantıdan indirebilirsiniz: http://unhcr.org/54aa91d89.html Raporun beraberindeki tablolara ise takip eden bağlantıdan erişebilirsiniz: http://www.unhcr.org/statistics/mid2014stats.zip. (Bağlantılar, çalışması için, Internet tarayıcısında kopyalanıp yapıştırılmalıdır.)